Zorla evlendirilen kız çocuklar

 

 

Hollanda Kraliyeti Başkonsolosluğu İnsan Hakları Fonunun finanse ettiği "Erken Yaşta ve Zorla Evliliklere Karşı Farkındalık Çalışmaları " Projesi, Başak Kültür ve Sanat Vakfı yürütücülüğünde, 24.11.2014 - 24.08.2015 tarihleri arasında İstanbul (Ataşehir ve Bağcılar’da) uygulanmıştır. 9 ay süren projenin temel amaçlarını şöyle sıralayabiliriz.

Bu proje ile İstanbul’un 2 ilçesinde (Ataşehir, Bağcılar) sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı, göçle gelmiş zorla ve erken yaşta evlendirilmiş ya da bu riski taşıyan toplam 300 kız çocuğu ve genç kadına ulaşıp mevcut durumlarını ortaya çıkarma, yaşadıkları adaletsizlikleri görünür kılma, günlük hayatlarındaki güvenlik ve benzeri problemleri aşmaları yönünde önerilerde ve desteklerde bulunma, mevcut hakları ve hakların talep edilmesi yönünde önce onları sonra yakın çevrelerini bilinçlendirmek hedeflenmiştir.

PROJE FAALİYETLERİ 

I. EĞİTİM ÇALIŞMALARI 

a) Erken Yaşta ve Zorla Evlendirilmiş Kadınlarla Sahada Yapılan Bilinçlendirme Çalışmaları

Saha araştırması sırasında hedef grup tespit ve mevcut durumları sosyolojik olarak analiz edilmiş, 300 kişiye ve onların ailelerine ulaşılmış, hak ve hak ihlalleri konusunda eğitimler verilmiş, hak arama süreci tanıtılmış,  aileler zorla ve erken yaşta evlendirmenin birçok hak ihlaline yol açtığı yönünde bilgilendirilmiştir.

 

b) Muhtarlıklar, Siyasi partiler, Belediye Birimleri ve Sivil Toplum Kurumlarına Yönelik Çalışmalar

Saha çalışmasının yapıldığı her iki ilçedeki dernek, muhtarlık, belediye birimleri ve siyasi partiler taranmış, proje tanıtımı ve erken yaşta ve zorla evliliklere dair bilgilendirme yapılmıştır. Ancak özellikle Bağcılardaki kurumların ‘’kadın sorunlarıyla uğraşacak vakitlerinin’’ olmadığını ima etmeleri, proje için yapılabilecek ortaklaşmanın önüne geçmesine neden olmuştur. Birçok derneğe kadınların girme haklarının bile olmadığı, kıraathane olarak değerlendirildikleri saha çalışmasını yapan proje ekibi tarafından bizzat gözlemlenmiştir.

 

VI.  EĞİTİM SEMİNERLERİ  

Projenin son 9 aylık faaliyet programı kapsamında İstanbul’da Ataşehir ve Bağcılar’da kadınlarla, kadınlar için 6 eğitim düzenlenmiştir. Hedef gruba ulaşmak için yapılan mahalle toplantıları ve ev ziyaretlerinde kadınların kendi sorunları hakkında rahatça konuşma istedikleri ve bilgilendirilebilecekleri panellere ihtiyaçları olduğu anlaşılmış; özellikle erken yasta evlenme riski taşıyan kızların bu duruma maruz kalmaması için önleme, kendini koruma, olası bir durumunda ise yapılması gerekenler, başvuru yapılacak kurumlar, yasal prosedür vb. konularda büyük bir bilgi boşluğu olduğu gözlenmiştir. Bu gözlemler ve ihtiyaçlara cevap verebilmek için proje kapsamı içinde oldukça anlamlı bir yer tutan paneller  daha önce erken yasta ve zorla evlilikler üzerine çalışmalar yapmış çeşitli  uzmanlar tarafından uygulanmıştır.  

 

 

 

 

 

 

VIII. TANITIM VE GÖRÜNÜRLÜK 

9 ay süren proje boyunca projenin ilgili kurum, kuruluş, STK ve aktivistler tarafından bilinmesi için çok sayıda görüşme ve tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Birebir görüşmelerde ve yapılan toplantılarda proje hakkında detaylı bilgi aktarıldı. Bu kapsamda İstanbul’ da Ataşehir ve Bağcılar’da olmak üzere birçok, siyasi parti, kültür merkezi, yerel ve ulusal bazda çalışan sivil toplum kurumları, muhtarlıklar  ve belediyeler ziyaretler edilerek projenin tanıtımı yapılmıştır. Proje faaliyetlerini tanıtmak, hedef gruba ulaşmak, katılımı arttırmak ve projenin görünürlüğünü layıkıyla yerine getirmek için bütün görünürlük kurallarına titizlikle uyulmuştur. Bu bağlamda, projenin başında vaat edildiği gibi projenin tanıtımı için broşür ve afiş basılmış ve dağıtılmıştır.

Proje görünürlüğünün yanı sıra kamuoyunda farkındalık yaratmak için kamu spotları çekilmiştir. Bu kamu spotların yayınlanması için de gerekli kurum ve kuruluşlarla irtibata geçilmiştir.

 Projenin başlamasıyla beraber, proje faaliyetleri ve haberleri Başak Kültür ve Sanat Vakfı’nın resmi web sitesi olan www.basaksanatvakfi.org.tr sitesinden düzenli olarak duyurulmuştur. Ayrıca diğer sosyal ağlar (Twitter ve facebook vb.) da kullanılarak daha fazla insana ulaşılmak hedeflenmiştir. Web, yazılı basın ve televizyonda birkaç kanalda  projeyle ilgili haberlere yer verilmiştir.  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAPILAN BAŞVURULARDAN ELDE ETTİĞİMİZ VERİLERİN SONUÇLARINDAN SÖZ EDECEK OLURSAK;

 

 

1.      Derinlemesine Görüşmeler 18 yaş altında erken evlenmiş şu andaki yaşları en fazla 45 olan 20 kişi ile yapılmıştır. Derinlemesine görüşme yapılan kişilerin tamamı erken yaşta evlenmiş kadınlardan oluşmaktadır. Araştırmanın 45 yaşın üstündeki kadınlarla yapılmamasının nedeni genç kuşağın erken yaştaki evliliklere bakış açısını öğrenmektir.

 

2.      Araştırmanın "Niteliksel" boyutuna katılan katılımcılardan 1 tane 23, 1 tane 25, 3 tane 31, 2 tane 32, 1 tane 33, 3 tane 34, 2 tane 35, 3 tane 36, 2 tane 40, 1 tane 43 ve 1 tanesi de 45 yaşında olmak üzere toplam 20 kadından oluşmaktadır. Ayrıca katılımcılardan 2 tanesi 13, 2 tanesi 14, 4 tanesi 15, 9 tanesi 16 ve 3 tanesi de 17 yaşında evlenmiştir.

 

3.      Katılımcıların yüzde 15'i hiç tahsil görmeyen, yüzde 10'u ilkokul terk, yüzde 50'si ilkokul mezunu, yüzde 20'si ortaokul mezunu ve yüzde 5'i de üniversite (açık öğretim fakültesi) mezunu olarak belirlenmiştir.

 

4.      Katılımcıların yüzde 70’i herhangi bir işte hiç çalışmamış ve geriye kalan katılımcıların yüzde 30’u ise bu güne kadar herhangi bir işte çalışmış ya da şuanda çalışma hayatlarına devam etmektedirler. Ayrıca katılımcılardan sadece bir kişinin çocuk sahibi olmadığı diğer 19 kişinin ise çeşitli sayılarda çocuk sahibi oldukları belirlenmiştir.

 

5.      Katılımcılardan yüzde 20'si (4) eşinin ailesiyle birlikte yaşarken, yüzde 75'i (15) eşiyle birlikte ve sadece yüzde 5'inin (1) eşini kaybettiği belirlenmiştir.

 

6.      Katılımcıların yalnızca 2 kişinin (% 10) ailesinde erken yaşta evlenen bulunmazken kalan 18 (% 90) kişinin ise tamamında ailesinde erken yaşta evlenen kişilerin olduğu saptanmıştır.

 

7.      Aile hayatına dair algıda genel olarak kadınların aile yapısından söz etmek için çocuk sahibi olmanın önemli bir olgu olduğunu vurguladıkları görülmektedir.

 

8.      Katılımcıların genel olarak evliliğe bakış açıları evliliğin bir sorumluluk üstlenmek şeklinde algılandığı ortaya çıkmaktadır. Fakat erken yaşta ve zorla evlendirilen kişilerden oluşan hedef kitledeki bazı kadınlar evliliği bir şiddet unsuru olarak gördükleri saptanmıştır.

 

9.      Katılımcılar, çocukluğa dair bakış açılarını kendi yaşantıları ve deneyimleri üzerinden yorumlamışlardır. Erken yaşta evlenen katılımcılar hayatlarının en güzel kısmını çocukluk dönemi olması gerektiğini fakat kendilerinin bu dönemi olumsuz bir şekilde yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Katılımcıların birçoğu yaşayamadıkları çocukluk dönemine özlem duydukları saptanmıştır.

 

10.  Katılımcıların, çocuk evliliklerine dair algılarında kendilerinin yaptığı bu evliliklerin kendi hayatlarına verdiği zararlar üzerinde durduğu saptanmıştır. Fakat katılımcılardan 15-17 yaş aralığında, erken yaşta evlenmiş kadınların kendilerini çocuk olarak değil bir yetişkin gördüklerini ve kendilerini kendilerinden daha erken yaşta evlenmiş kız çocuklarına göre şanslı buldukları saptanmıştır.

 

11.   Katılımcıların evlilik ile çocuk evlilikleri arasındaki bakış açıları sorgulandığında erken yaşta evliliklerde kadınların yaptıkları evliliğin kendi iradeleri dışında olduğu, bilişsel bir hazırlıkları bulunmadığı saptanmıştır. Kadınların tamamına yakını bir evliliğin 20 yaşından sonra olması gerektiğini savunurken, kadınlardan yalnızca birinin 18 yaşında yapılan evliliğin normal olduğunu söylediği dikkat çekmektedir. Kadınlar evliliğe karşı çıkmamakta evliliğin olması gerektiğine inanmakta, fakat bunun 18 yaşının altında olmasının yanlış olduğunu belirtmektedirler.

 

12.  Katılımcıların hangi sebeplerle evlendiğine dair bakış açılarında kadınların kendi istemleri dışında ailenin başında bulunan baba tarafından evlendirildikleri, kadınların bu durumu istemeseler de kabullenmek zorunda kaldıkları saptanmıştır. Berdel, beşik kertmesi, ekonomik sıkıntılar, namus, aile bağlarının güçlenmesi ve benzeri sebeplerden dolayı evlenmek zorunda kalan kadınlar çok üzülseler dahi evlenmek zorunda kalmışlardır. Kadınların çaresizce kabul ettikleri bu durum kadınların ileriki yaşamlarını da şekillendirdiğini göstermektedir.

 

 

13.  Katılımcıların evliliklerinde mutlu olup olmadıkları yönündeki algılarına bakıldığında; katılımcıların ifadelerinden tümüne yakını evliliklerinin ilk döneminde mutsuz olduklarını, fakat çocuğu olduktan sonra ise kendilerini yaşadıklarına katlanmak zorunda hissettikleri için mutlu olmaya çalıştıkları görülmektedir.

 

14.  Katılımcıların evliliklerine karşı çıkan olup olmadığına dair bulgularda ise katılımcılarının genelinde erken yaşta evlenmelerine karşı çıkan kimsenin olmadığı belirlenmiştir.

 

15.  Katılımcıların herkes evlenmeli mi algısında her kadının 'yaşı geldiğinde' evlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Fakat katılımcılardan bazıları çalışan kadınların evlenmemesi gerektiği fikrini yansıtmışlardır.

 

16.  Katılımcıların 'kendi çocuğunu erken evlendirir mi' algısına dair katılımcılardan tamamına yakını kendi yaşadıklarını örnek göstererek çocuklarının böyle bir duruma maruz kalmaması için uğraş vereceklerini, böyle bir durumla karşılaştıklarında ise çocuklarını yalnız bırakmayacaklarını sürekli destekçileri olacaklarını belirtmişlerdir.

 

17.  Katılımcıların 'bekâr-dul kadına' bakış açısı olumlu olmamakta ve bu nedenle de kadınlar yaşadıkları tüm sıkıntılara rağmen evliliklerini bozmamış evliliklerinin devamını sağlamak için fedakârlıklarda bulunmuşlardır.

 

18.  Katılımcıların annelik algısına dair bakış açılarında; kadınların tamamına yakını erken yaşta evlendikleri için erken yaşta çocuk sahibi olduklarından dolayı ve bu durumun da kendilerine ağır bir yükümlülük getirdiği belirlenmiştir.

 

19.  Katılımcıların çoğu erken yaşta evlenme ile ilgili yapılan çalışmalardan hem televizyon hem çevre hem de gazeteler sayesinde haberdar olduklarını ifade belirtmişlerdir. Katılımcılar toplumda kadına yapılan şiddetin görmezden gelindiğini, devletin şiddet gören kadına bile yardım etmediğini ve bu yüzden de kendi durumundakilere devlet tarafından çözüm getiremeyeceği kanaatinde oldukları belirlenmiştir.

 

20.  Katılımcıların tümü onlarla yaptığımız derinlemesine görüşmeden memnun olduklarını belirterek,  bu sorunu görünür kılmak için çalışmaya katıldıklarını ifade etmişlerdir. Katılımcıların bizimle yaptıkları görüşmelerin sonucuna dair çözüm getirmese dahi sorunun görünür kılması açısından önemli olduğunu vurgulamışlardır.

 

 

ÖNERİLER

 

Bu sonuçlar dikkate alındığında, Bağcılar ve Ataşehir ilçelerinde yaşayan erken yaşta ve zorla evlendirilen kadınların benzer sosyo-ekonomik ve kültürel tabakalardan meydana geldiği, bu benzer nitelikteki bireylerin beklentilerinin de benzer olacağı gerçeğinden hareketle yapılan bu çalışmanın erken yaşta evliliklerle ilgili yardımcı olması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Bu yaş grubundaki bireylerin benzer nitelikle beklentileri, sorunları, rahatsızlıkları, bakış açıları, tecrübeleri, yaşama ve dünyaya dair görüşlerinin olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda özellikle erken yaşta evlendirilmiş kadınların sorunları dikkate alınarak sonraki nesiller için örnek teşkil edecek şekilde yansıtılması gerekmektedir.   

 

Bu çalışma, katılımcıların görüşlerinden hareketle erken yaşta ve zorla evlendirilen kadınların toplumsal yaşamın düzenlenmesine, çocuk yaştaki evliliklerin önüne geçilmesine ve çalışma ile ortaya çıkan tecrübelerinden faydalanılacak bir araç olabilir. Çalışmanın bu amaca hizmet etme konusunda önemli ipuçları vererek katkı sağlaması umulmaktadır.

 

Raporda yer alan konu başlıları ve bunlara yönelik görüşler elbette ki kamu ve vakıf yetkilileri tarafından bilinmekte ve bunlara yönelik çalışmaların yapıldığı muhakkaktır. Bu çalışmadaki amaç yalnızca, görüşme yapılan kişilerin görüş ve dileklerini sorumlulara aktarmaktır. 

 

Bu araştırma sonuçları doğrultusunda, ortaya konulan öneriler kırsal kesimden göç edip İstanbul ilinin Bağcılar ve Ataşehir ilçelerinde çoğunlukla erken yaşta ve zorla evlendirilen kadınlarla ilişkilidir. Belirtilen sorunların çoğu devletin bizzat müdahalesi ile çözüme kavuşturulabilecek nitelikte olduğu görülmektedir. Ayrıca sivil toplum örgütleri, dernekler, eğitim vb. kurum ya da kuruluşların da özellikle erken yaşta evlenme konusunda katılımcılar tarafından ifade edilen görüşlerinin dikkate alınması ve bu doğrultuda çalışmalar yapması gerektiği ortaya çıkmaktadır.

 

Bu çalışmada ortaya çıkan sonuçlara göre yapılan öneriler aşağıda sıralanmaktadır:

 

1.      Eğitim-öğretim hayatına devam etmek isteyen kadınlar, aile ve devlet tarafından bu imkânın sağlanması ve aktif eğitim hayatına devam etmeleri mutlaka sağlanmalıdır.

 

2.      18 yaşından önce evliliklerin yasaklanması. Bunun gerçekleşmesi için çeşitli nedenlerle erken yaşta evliliklerin önüne geçmek için yasaların düzenlenmesi gerekmektedir.

 

3.       Okulların müfredatına konunun dâhil edilmesi. Eğitim de özellikle ilk ve ortaokullarda bu konu ders kapsamına alınmalı ve sonuçları mutlaka kayıt altına alınmalıdır.

 

4.      Şiddete yönelik etkin yasal düzenlemelerin yapılması. Her türlü şiddete maruz kalma durumu söz konusu olan bireylerin gözetlenmesi, gerekli durumlarda başvurabilecekleri merciler hakkında bilgilendirilmeleri ve özellikle kadına yönelik şiddetin önlenmesi için çalışmaların yapılması gerekmektedir.

 

5.      Erken yaşta ve zorla evlendirilen kadınların daha çok çalışmalara konu edilmeleri. Bu bağlamda daha fazla araştırmanın yapılması, kadınların bu yöndeki deneyimlerinden yararlanarak genç kuşaklara ve topluma bunların aktarılması ve bu tür evliliklerin önüne geçilmesi gerekmektedir.

 

6.      Araştırmaların daha kapsamlı yapılması. Bu tür çalışmaların kapsamının artırılarak bölge bazında ya da ülke bazında yapılması daha etkin olacaktır.

 

 

 

 

 

« Geri Dön
Facebok Share